İnternetin Olumsuz Etkilerinden Çocukları Koruma Yöntemleri


İçinde bulunduğumuz teknoloji çağı ile internetin pek çok yönünden faydalanmaktayız ancak internet ile aramızdaki ilişki maalesef her zaman yapıcı olamamakta. Bir yandan bilgiye kolayca ulaşabildiğimiz, dilediğimiz içerikleri hızlı bir şekilde edinebildiğimiz rüya gibi bir süreç yaşıyoruz. Diğer yandan ise bu bilgi bombardımanının içindeki bazı sakıncalı içeriklere maruz kalmanın sıkıntısını yaşıyoruz. Bu içerikleri kontrol etmek, zararlı içerikleri filtrelemek her zaman mümkün olmuyor.

Bu noktada biz yetişkinler kendimizi koruyabilmekteyiz; mesela sosyal medyada gezinirken bir anda karşımıza oldukça travmatik bir görüntü çıkabilir; ancak bu içeriği paylaşan kaynağı engelleyebilir ve tekrar bizi travmatize etmesini önleyebiliriz. Ancak benzer bir durumda çocuklar sonsuz merak duygularına yenik düşerler; daha önce tanık olmadıkları travmatik görüntüleri ve yetişkinlere yönelik kimi içerikleri gözlemlemek, bunlara tanık olmak isterler.

Öte yandan çocuklara yönelik kimi dijital platformlar suçluların odağındadır. Bu platformları kullanan suçlular genellikle sahte isim ve fotoğraf kullanır, kendilerini hedeflerindeki çocukların yaşlarında gösterirler. Bu kişiler çocuklarla iletişimi başlatmak için ilgi alanlarının aynı olduğunu, benzer oyunlardan ve konulardan hoşlandıklarını vurgulayarak çocuklarla arkadaş olurlar ve yine kimi dijital ödüller vererek bu arkadaşlığı pekiştirirler. Bunların hepsi suçlunun tespitini oldukça güçleştiren detaylardır; kişinin gerçek kimliğine ulaşmak, çocukla arasındaki iletişimin içeriğini kontrol etmek, verilen dijital ödülleri fark etmek oldukça güçtür. Gündelik hayatta çocuğun kimlerle görüştüğünü, ne şekilde iletişim kurduğunu veya eve getirdiği somut bir hediyeyi sorgulayabiliriz; ancak dijital ortam bunları büyük ölçüde olanaksız kılmaktadır.

Çocuğun bu gibi tehlikelerden korunmasında kişisel bilgilerinin ne kadarını internet ortamında sergilediği kilit önem taşır. Çocuğun kim olduğu, nerede yaşadığı, aile bireylerinin isimleri ve meslekleri gibi detaylar suçlular tarafından sıklıkla kullanılır. “Nerede yaşadığını biliyorum, seni bulabilirim, bu konuyu ailene anlatırım, ailene zarar veririm, babanın iş arkadaşı olduğum için bana güvenebilirsin” gibi tehdit ve şantaj cümlelerini suçlular sıklıkla kullanır. Çocuğun gerçek hayatta tanımadığı kişilerle iletişim kurmaması, tanımadığı kişilere bu ve benzeri bilgileri aktarmaması oldukça önemlidir.

 

Bu gibi olaylar yaşanmaması için anne-babaların yapması gerekenler ise şunlardır:

  • Çocuk uygun bir yaşa gelene kadar evdeki bilgisayar ortak kullanım alanı olan bir odaya yerleştirilmeli, böylelikle çocuk bilgisayarı kullanırken neler yaptığını rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.
  • İnternet ve sosyal ağ kullanımı için belirli zaman aralıkları konulmalı, bu sayede çocuğunuzun interneti sizden habersiz kullanmasının önüne geçilmelidir.
  • Çocuğunuzun ziyaret edebileceği siteler hakkında onunla konuşup uzlaşmalı, ziyaret etmemesi gereken sitelere girmemesi konusunda çocuk ikna edilmelidir. Zararlı içerikleri engellemek için ise internetteki siteleri filtreleyen yazılımlar kullanılmalıdır.
  • Çocuğunuz bilgisayar başından kalktıktan sonra bilgisayarın geçmiş kısmından ziyaret ettiği web sitelerine bakılmalıdır. Bu sayede yaşına uygun olmayan içeriklere maruz kalıp kalmadığı gözükebilir.
  • Çocuğun bilgisayar veya cep telefonlarında oynadığı oyunları öğrenip gerekiyorsa çocuk ile oynanmalı, içeriklerinin uygun olup olmadıklarına bakılmalıdır.
  • Eğer çocuğunuzu internet üzerinden attığı e-postalar veya mesajlar yolu ile rahatsız eden biri varsa bu kişiyi engelleyerek rahatsız etmesi önlenmeli ve engellenemiyorsa da yasal yollara başvurulmalıdır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen internet bize fayda sağlamaya devam edecek.

Kendimize sormamız gereken en önemli soru ise şu;

Herhangi bir sorun yaşadığında benden yardım ve destek ister mi?

Soru ve görüşlerinizi yorum kısmına yazarak katkıda bulunabilirsiniz!


Bir yorum yap